Haziran 10, 2026

uçtu uçtu

Substack açıp oraya mı yazsam, artık bu defterler çok oldu vs vs. derken yine buraya döndüm, en son Gökçeyi yaz-ama-mışım :( 

Ss ''what's on your mind'' dedi ben de zihin balonlarımı bıraktığımı yazayım derken uçtu uçtu'ya geçtim. dehbliymişim, neden olmasın dedim duyunca, herkese bi teşhiss haanım :) bi süredir otizmli olduğumu düşünüyordum oysaki, bunları sesli söylediğim 2 kişiden biri haayır olamaz demişti, diğeri ise sendeki dehb -bendeki gibi- dedi :) illa bişiy olacam yani  kim dehbli değilki bu sosyal medya çağında acaba!

sonra noldu o sıra tam da vaktinde #hiperaktifbirisi çıkardı algoritma karşıma, ona bakıyorum şimdi biz neymişiz be abi diye diye :)) #nöroçeşitlilik falan diye egomu okşayan şeyler diyo bak bak 


Benimki hep gürültülü bir zihindi oldum olası, bazen de bomboş sis arkasında gibi. Uzun zamandır huzurun ve dengenin peşindeyim, dene yanıl dene yanıl, değişken ama fena da olmadı sanki.


Şubat 20, 2025

Gökçe

    Yedi aydır yazmamışım buraya aslında epeydir yazmıyorum buralara. Günümü cenaze üstüne akşam biraz dağılıp yüzyıllık yalnızlığa devam edecek kadar sınırlandırmıştım. Malum her yas bende de başka yasları tetikliyor, bu tip şeyleri önemseyen- özümsemek isteyen insanlar gibi. Merkeze geçip önce doğum günü hediyemi aldım(siparişi vererek seçtiğim bi hediye:) 18 gündür kutlanan bir d.günüm var bu sene:) Korkarım biraz daha sürecek bu kutlamalar :)

    Ne diyordum; yerine yerleştirdik abimizi , cenaze levazamatçısı mı olsam hayır saçmalama irem !

    Yoğunlaşınca geceki rüyamı anımsıyorum ucundan ama bundan bahsetmeyeceğim çünkü işle alakalı şeyleri söylemek bozuyor planlarımı :) 

    Asıl mevzu yası hatırlatan yas, bu seferkini ben seçmedim o beni seçti, eve kurt gibi aç geldim -bugün kahvaltıyı da sonraki öğünü de canım bişiy istemediği için -doğal olarak- mide guruldamamı kesecek kadar yiyerek geçiştirmiştim, hızlıca ne bulduysam yedim evime indim instagramı açtım ve O an #Replikas ın hikayesine bi süre bakakaldım; Gökçe'nin facebook'ta paylaştığı şarkılar... Öylece yatağa uzanıp ağlamak geldi içimden     

    Uzun zaman ewel Gökçe'nin facebook ta paylaştığı bi şarkıyı uzun uzun aramış bulamamıştım 

    Gökçe'nin ölüm haberini oldukça keyifli geçen yıldız kampı sabahı gözümü tam açamadan görüp böğrüme bi kör taş oturduğunu hatırladım playlisti görünce 



Temmuz 03, 2024

yalanlardan uzak

 Biraz susayım diyorum ama çok susmuşum, susmayı unutalı da çok olmuş, beni hep burası bozdu ne zaman üstadımın lafını dinledim blog açtım o wakit bana bişiy oldu yazdım sövdüm dinledim costum,hüzünlendim, aydım, gaflete düştüm yazdım, bazen güzel cümlelerim bile oldu :) artık uykusuz gecelerim bile var bunun olacağına hiç ihtimal vermezdim bir uyku ve rüya aşığı olarak rem in. Dewamında tivitir kardeşin beni esir aldığı susmama hali ayrı bişiy, orayı bulunca burayı da epey boşladım tek sebep bu değil tabi. Biraz daha güncel biraz daha günlüğü pcye yazma gibi tiviti, dışımdan susup oraya yazmak ta rahattı etkileşim de olmayınca boşluğa yazar gibiydi. Şimdi yeni bir kapıya doğru gidiyorken hepsini bir kenara bırakma isteği yükseliyor içimden. Belirli aralıklarla küskünlüğümü canlandıran duyguların içine girişim, hep farklı şeylere küsüşüm... Hep bir tetiğe doğru giden hayatım;zihnim,kalbim,ruhum . kontrolü kaybetme dürtüm beni ayakta tuttu zannımca ve merakım hiç bitmeyen merakım :) iyi ki war . Bu kadar konuşma yeterli 

yeni hayat