rem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mayıs 27, 2015

yazmak ya da yazamamak bir küçük mes'el

yazamıyorum
artık bloğumu daktiloda saçmalar gibi yazamıyorum
etrafta onlarca kağıda kıyıya köşeye kalemleri deneye deneye karalayıp duruyorum birşeyler.
Bir bütüne ait olsun kelimelerim diye zaman verdim kendime ...
Dün gece bir rüya gördüm diye başlar sanırım bütünüm ...
ve elbette dün gece upuzun bir rüya gördüm diye devam eder...
Hafıza sarayıyla aklımı bozmak üzereyken rüyalarım imdadıma yetişti şükürler olsun.
Yine bir ev, rüyasız bir ev, ilk rüyası bu evin demeliyim ya da
kim bilir hangisi tam karşılar
Şimdi violet baudelaire gibi saçlarımı tepeden toplayıp zihnimi hizaya sokma vakti, bildiğim tek şey bu... Bu sayıklatan kelimelerimden kurtulmadan çalışamayacağımı iyi biliyorum.
Bu ev tanıdık bildik çocukluğumun iki aile evinden biri, geçen gün o evi düşündüğümde mutlulukla eşleştiğini farkettim oranın, aile demekti çünkü baba tarafı. Her odası ayrı anıya çıkan ayrı yaşanmışlıklara çıkan ve banyosunda acının zirvesinde kıvrandığım, dedemin körlüğünü çırılçıplak hissettiğim. Allaha şükürler olsun ki kalbim görüyor çok ızdıraplı olsa da memnunum.
Banyo penceresi körlüğümü dedemin gözünden baktığımı 3 yıldır anlatamamak çok yorucu çook.

Şubat 19, 2014

uyanma

http://www.deezer.com/album/1214980

birkaç gün ewel sıkıntılı bir rüyadan gerçek değil irem sakin diyerek kurtuldum.
bu sabah da yine rüyamı hatırlamaya çalışarak uyandım. sonra yine uykunun kollarına. yine ankara...
kaansız hayatım onu rüyalarıma almamakta ısrarcıyım hala...
bu sefer başka bir ev 5. evime de kavuştum. kocaman bir oda ferah kalabalık bir aile eviymiş. biri içinde bulunduğum diğeri komşu iki bina birbirine bakan ve  genişçe bir koridorla ayrılan. iki bina ve hatta camdan kafamı uzattığımda uzunca bir koridor görüyorum bu evler ucuca eklenmiş gibi. çocuklar oynuyor gizli bir geçitten çıkıyorlar ''harika'' diyorum seslice ''tam olması gereken gibi'' . bir araba girecek kadar genişçe ama araba yasak. çocuklar koşturup duruyor. huzurluyum mutlu değil.  4 gün geçiyor yanımdaki kankammış ama sureti o değil kızıl kıvırcık ama kankamın ruhuna ve sesine sahip. uyanınca rüyamı anlatıyorum gece konuştuk ya ondandır diyor şimdi.
insanların sevdiğim huyları birleştirip bir tam insan yapasım mı var ne. bir dostun dediği gibi heybeme attığım biriktirdiğim insancıklarım. tam böyle demese de buna yakın bir şeydi insanlardan aşırdığım güzellikleri sakladığım bir heybem varmış kırılgan boynumda. belki sırf bu yüzden dayanabiliyordur  olan bitene...

tren yoluyla yolculuk yaptığım bir ankara yolculuğu da başka bir rüya en karman çorman olanından. kocaman yer altı garı civarında saatlerce dolanıp ve en klasiğinden geç kalınan yolculuklar.
absürd bir şekilde uçak iniş pisti bi önceki evimin kapısı. yazmayayım bu kadarını dedirtecek kadar manasız geldi. ve aklıma  rüya oluşumunu nefis anlatan michel gondry den başucu filmimin nefis sahnesi gelir http://vimeo.com/27353491