Mayıs 15, 2017
Cibelle - Green Grass
velvet cibelle
iskemle sesini waitsin hırıltılı geri vokalini salisesine dek ezberlemişim yine ve yine ...
ah bu şarkıların gözü kör olsun :)
yeşil çimenlere uzanmışım gözlerimi kapamış remember when you loved me diyorum...
yeşil çarşaf değil altımdaki toprağına dek hissediyorum çayırı
sırtımı yaslamışım mavi ve beyazın dansını izliyorum hayır gözlerim falan sulanmıyor
birazdan blowers daughter dinleyip kahrolmayacam geçti ...
Mayıs 05, 2017
NÜKHET DURU & CEYLAN ERTEM ___ SEVDA @DUYUYOR MUSUN?
ceylanı animadan el kadar bir kızımdan beri çok severim. Şarkının yorumu müziği beni benden alıyor her dinlediğimde yüküm daha da hafifliyor sanki. Müzik iyiki var...
Mayıs 04, 2017
Cem Adrian - Sen Gel Diyorsun (Öf Öf)
aah cem can cem
azıcık mutlu olacak olsam bir çocuk ölümü geliyor karşıma
sesine oturmuş kederi aynaya baktığımda görmesem ne güzel olurdu hayat
bu kaydı da sarı gelinin gül güzelinin ben varımın yanına oturttum :)
Nisan 11, 2017
Pilli Bebek - Olsun
Sözlerin her harfi benden sanki ''olsun'' yıllar sonra Behzat amirimle hayatıma dönen Pilli Bebek'in has şarkısı gönlümün baş köşesine oturanlardan
Pilli bebek demek Ankara demek, ses radyo vardı ufak teybimden dinlediğim, saçlarımın tutam tutam döküldüğü zamanlardı. Çıldırmış gibi nevermind ve the battle of los angeles dinlediğim o yıl.
Berrak, fotograf ve siyah beyaz Pilli Bebekten, Renan Bilek'ten de parklar boştur -yıllar sonra Renan'ı bir dizide görünce ben şok tabi - melankolik iremin kasvetli ankarada boğulduğu ...
Geçen haftalarda karma gibi bişey oldu valiz dolusu kaset, cd, ajanda ve posterim bana yıllar sonra geri döndü. Benim gibi arşivci -ailemin korktuğu gibi toplayıcı huysuz bir ihtiyar olabilir miyim sanmıyorum- biri nasıl mı unutur en kıymetlilerini ? İnsan bir yıkıntıdan çıkınca geçmişi unutmak istiyor bu yüzdendi sanırım eşyalarımı görmek istememem yani bir nevi gözden ırak olan gönülden de ırak mevzu...
Değişen teknoloji kaset yerine bize bir sürü şey sundu mp3 çalar, pc her yerde, telefonlar - şarkı bölünmesi yüzünden telden dinlememeyi tercih etmiyorum mecbur kalmadıkça- önce deezer mecburen spotify, soundcloud ve niceleri kaset olayından epey kopardı haliyle beni.
Şimdi ise kaset çalar ya da hala çalışan bir walkman varsa onu alıp kasetleri tekrar dinleme vakti belki de o ruhu tekrar yakalarım kim bilir :)
Ekim 17, 2016
Son kaybımdan beri bu kadar hüzünlenmemiştim. Aslına bakarsam nice hüsranlarımdan yalnız üç beşinde böyle oldum. Bahaneler dizsem nolur, bunca yıl yaptığım gibi kendimi suçlasam assam nolur... Cevaplarını bildiğim soruları sormamalıyım sanırım.
Son kale de düştü
Çarpışmaya inancım kalmadı sanırım...
Biraz da böyle geçsin bakalım ne zaman
Son kale de düştü
Çarpışmaya inancım kalmadı sanırım...
Biraz da böyle geçsin bakalım ne zaman
Ağustos 28, 2016
Yazmayalı uzun zaman olmuş diye başlamak adetim olmuş buraya... 4 küçük sarı bir büyük bir de yeşile deftere böldüm cümlelerimi tasnif ettim. Yavaş yavaş yazmak istediğim öyküyü kurguluyorum arada ufak tefek notlar alarak. Neler mi oldu neler olmadı ki beni bloğa yazmaya ne tetiklediyse aynı duygu yayınlamamaya çevirdi hislerimi. Kırıldım üzüldüm ve aynı duyguları yaşattım yeni sayfalar açtım kapattım en çok ta müzik dinledim ve iyiki dedim iyiki vakti zamanında müziği seçmişim baş tacım sırdaşım dostum olarak...
Sevdiklerim bir bir gitti kimi öldü kimini ben öldürdüm. Ben tanımadan ölenlere yandım onlarla bağlar kurdum, tanpınarı dostoyevskinin yanına koydum en kıymetlilerime kattım. Yapılacaklar listem kabardıkça mutlu oluyor, bir yandan da korkuyorum o kadar vaktim olmasını dilerken...
Daha dinginim öfkem bile sakinleşti yaştan biraz ve çok fazla öfkeli olmaktan bıktığımdan.
Konuşmayı öğrendim ama yine de çok umutlu değilim neticede herkes kendi bilgisine göre anlıyor ne desem. Hırstan gözü dönmüşlere hala öfkeleniyorum ama sakince sövmeyi öğrendiğim için sakin tepkilerim...
Ceylanı çok sevdim sevilesi kadın
Sevdiklerim bir bir gitti kimi öldü kimini ben öldürdüm. Ben tanımadan ölenlere yandım onlarla bağlar kurdum, tanpınarı dostoyevskinin yanına koydum en kıymetlilerime kattım. Yapılacaklar listem kabardıkça mutlu oluyor, bir yandan da korkuyorum o kadar vaktim olmasını dilerken...
Daha dinginim öfkem bile sakinleşti yaştan biraz ve çok fazla öfkeli olmaktan bıktığımdan.
Konuşmayı öğrendim ama yine de çok umutlu değilim neticede herkes kendi bilgisine göre anlıyor ne desem. Hırstan gözü dönmüşlere hala öfkeleniyorum ama sakince sövmeyi öğrendiğim için sakin tepkilerim...
Ceylanı çok sevdim sevilesi kadın
Mayıs 27, 2015
yazmak ya da yazamamak bir küçük mes'el
yazamıyorum
artık bloğumu daktiloda saçmalar gibi yazamıyorum
etrafta onlarca kağıda kıyıya köşeye kalemleri deneye deneye karalayıp duruyorum birşeyler.
Bir bütüne ait olsun kelimelerim diye zaman verdim kendime ...
Dün gece bir rüya gördüm diye başlar sanırım bütünüm ...
ve elbette dün gece upuzun bir rüya gördüm diye devam eder...
Hafıza sarayıyla aklımı bozmak üzereyken rüyalarım imdadıma yetişti şükürler olsun.
Yine bir ev, rüyasız bir ev, ilk rüyası bu evin demeliyim ya da
kim bilir hangisi tam karşılar
Şimdi violet baudelaire gibi saçlarımı tepeden toplayıp zihnimi hizaya sokma vakti, bildiğim tek şey bu... Bu sayıklatan kelimelerimden kurtulmadan çalışamayacağımı iyi biliyorum.
Bu ev tanıdık bildik çocukluğumun iki aile evinden biri, geçen gün o evi düşündüğümde mutlulukla eşleştiğini farkettim oranın, aile demekti çünkü baba tarafı. Her odası ayrı anıya çıkan ayrı yaşanmışlıklara çıkan ve banyosunda acının zirvesinde kıvrandığım, dedemin körlüğünü çırılçıplak hissettiğim. Allaha şükürler olsun ki kalbim görüyor çok ızdıraplı olsa da memnunum.
Banyo penceresi körlüğümü dedemin gözünden baktığımı 3 yıldır anlatamamak çok yorucu çook.
artık bloğumu daktiloda saçmalar gibi yazamıyorum
etrafta onlarca kağıda kıyıya köşeye kalemleri deneye deneye karalayıp duruyorum birşeyler.
Bir bütüne ait olsun kelimelerim diye zaman verdim kendime ...
Dün gece bir rüya gördüm diye başlar sanırım bütünüm ...
ve elbette dün gece upuzun bir rüya gördüm diye devam eder...
Hafıza sarayıyla aklımı bozmak üzereyken rüyalarım imdadıma yetişti şükürler olsun.
Yine bir ev, rüyasız bir ev, ilk rüyası bu evin demeliyim ya da
kim bilir hangisi tam karşılar
Şimdi violet baudelaire gibi saçlarımı tepeden toplayıp zihnimi hizaya sokma vakti, bildiğim tek şey bu... Bu sayıklatan kelimelerimden kurtulmadan çalışamayacağımı iyi biliyorum.
Bu ev tanıdık bildik çocukluğumun iki aile evinden biri, geçen gün o evi düşündüğümde mutlulukla eşleştiğini farkettim oranın, aile demekti çünkü baba tarafı. Her odası ayrı anıya çıkan ayrı yaşanmışlıklara çıkan ve banyosunda acının zirvesinde kıvrandığım, dedemin körlüğünü çırılçıplak hissettiğim. Allaha şükürler olsun ki kalbim görüyor çok ızdıraplı olsa da memnunum.
Banyo penceresi körlüğümü dedemin gözünden baktığımı 3 yıldır anlatamamak çok yorucu çook.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)